Böbrek atardamar anevrizması, böbreğe kan taşıyan damarda balonlaşma şeklinde gelişen ciddi bir damar hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde yırtılma ve iç kanama riski taşır, bu nedenle erken dönemde tanı ve girişimsel tedavi büyük önem arz eder.
Böbrek atardamar anevrizmaları genellikle tesadüfen görüntüleme sırasında saptanır. Ancak bazı hastalarda hipertansiyon, yan ağrısı veya idrarda kanama gibi belirtiler görülebilir. Tanı için ileri görüntüleme yöntemleri tercih edilir.
Girişimsel radyoloji ile yapılan endovasküler tedaviler, cerrahiye gerek kalmadan damar onarımını sağlar. Kaplama stentler veya embolizasyon yöntemleri kullanılarak anevrizma etkili şekilde tedavi edilir ve böbrek fonksiyonları korunur.
Tedavi edilmeyen olgularda rüptür riski yüksektir ve yaşamı tehdit edebilir. Bu nedenle uygun hastalarda girişimsel tedavi tercih edilmeli, düzenli takiplerle anevrizmanın ilerlemesi kontrol altında tutulmalıdır.
*Böbrek Atardamar Anevrizması hakkında size en iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.
Böbrek Atardamar Anevrizması Nedir?
Böbrek atardamar anevrizması böbreğe kan taşıyan arterin anormal şekilde genişlemesi ile ortaya çıkan nadir bir damar hastalığıdır. Arter duvarındaki tüm katmanların bu genişlemeye dahil olması durumun ciddiyetini artırır. Normal bir renal arterin çapının 1,5 ila 2 katı kadar genişlemesi bu durumu tanımlar. Genellikle semptom göstermez ancak hayatı tehdit eden kanamalara yol açabilecek ciddi bir rüptür riski taşır. Bununla birlikte yüksek tansiyon böbrek iskemi ve organ hasarı gibi diğer komplikasyonlar da gelişebilir. Böbrek atardamar anevrizmaları çoğunlukla bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleriyle tesadüfen tespit edilir. Tedavi anevrizmanın boyutu ve semptomlarına göre belirlenir.
Böbrek Atardamar Anevrizmasının Nedenleri Nelerdir?
Böbrek arter anevrizmalarının birçok nedeni olup farklı faktörlerle ilişkili olabilir. Bu durumun en yaygın sebepleri arasında arter duvarının zayıflamasına neden olan çeşitli etkenler bulunur. Bu etkenler şunlardır:
- Fibromüsküler Displazi (FMD): Böbrek arter duvarındaki hücrelerin anormal büyümesi duvarı zayıflatarak anevrizma oluşumuna yol açar.
- Ateroskleroz: Plakların arter duvarında birikmesi damar yapısının bozulmasına ve anevrizma gelişimine katkı sağlar.
- Genetik Bozukluklar: Ehlers-Danlos sendromu gibi bağ dokularını etkileyen genetik hastalıklar arter duvarlarının daha kırılgan hale gelmesine neden olur.
- Travma veya Cerrahi Hasar: Böbrek arterine doğrudan zarar veren fiziksel yaralanmalar anevrizma gelişimine yol açabilir.
- Enfeksiyonlar: Frengi ve stafilokok enfeksiyonları gibi durumlar arter duvarını zayıflatarak genişlemeye yol açabilir.
Böbrek Atardamar Anevrizmasının Yaygınlığı ve Demografik Özellikleri Nelerdir?
Böbrek atardamar anevrizmaları (RAA’lar) toplumda nadir görülen vasküler anormallikler arasında yer alır ve prevalansı çalışmalara bağlı olarak %0,01 ile %1 arasında değişiklik gösterir. Eski otopsi çalışmaları bu anomali için düşük insidans oranları belirtirken daha gelişmiş görüntüleme yöntemleri ile yapılan çalışmalar prevalansın %1’e kadar çıkabildiğini göstermektedir. Özellikle kadınlar arasında yaygın olan bu durum genellikle orta yaşlı ve yaşlı bireylerde görülmektedir. Araştırmalara göre tüm RAA vakalarının %60-70 kadarı kadınlarda saptanmıştır.
Fibromüsküler displazi tanısı almış bireylerde ve hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerde böbrek atardamar anevrizması gelişme riski daha yüksektir. RAA tanısı alan hastaların %89’una kadarı hipertansif olup tedavi sonrasında kan basıncı düzeylerinde iyileşme görülmektedir. Ayrıca bu anevrizmalar çoğunlukla başka sağlık sorunları için yapılan tetkikler sırasında rastlantısal olarak tespit edilir ve çoğunlukla semptom göstermez.
Semptom gösterdiğinde ise hipertansiyon yan ağrısı ya da hematüri gibi bulgular görülebilir. Özellikle 2 cm’den büyük anevrizmalar ya da semptomatik olanlar daha fazla risk taşıdığı için dikkatle izlenmesi gerekir. RAA’lar morfolojisine göre üç ana tipe ayrılır:
- Sakküler (en sık görülen tip)
- Fuziform
- İntralobar
Bu tiplerin yaygınlık oranları ve hastaların yaş veya cinsiyet gibi demografik özellikleri klinik kararlarda belirleyici rol oynar ve RAA’ların yönetiminde önemli bir faktör olarak ele alınır.
Böbrek Atardamar Anevrizması fiyat ve randevu bilgisi için iletişime geçin
Böbrek Atardamar Anevrizmasının Oluşum Süreci Nasıldır?
Böbrek atardamar anevrizmasının oluşumu arter duvarındaki lokal zayıflamaların çeşitli nedenlerle ortaya çıkması ile başlar. Bu durum arter duvarındaki katmanların hasar görmesi veya dejenerasyonu ile tetiklenebilir ve damarların genişlemesine yol açar. RAA gelişimi farklı mekanizmalar aracılığıyla hızlanabilir ve bunlar genellikle aşağıdaki nedenlere bağlıdır:
- Ateroskleroz arter duvarlarında plak birikimi sonucu oluşur ve damar duvarını zayıflatır. Ateroskleroz arterlerde şişme meydana getirirken aynı zamanda hipertansiyon ile ilişkili olarak riski artırır.
- Konjenital faktörler doğuştan gelen yapısal anormallikler bazı bireylerde arter duvarını zayıflatır. Bu genetik yatkınlık fibromüsküler displazi gibi durumlarla ilişkilidir ve anevrizma oluşumuna zemin hazırlar.
- Travma ve iyatrojenik nedenler künt karın travması renal biyopsi veya perkütan prosedürler gibi cerrahi işlemler arter duvarında fiziksel hasara yol açabilir. Bu tür durumlar psödoanevrizmaların oluşumuna neden olarak arter duvarında lokal zayıflamalara neden olabilir.
- Dejeneratif değişiklikler yaşlanma süreci boyunca arter duvarındaki dejenerasyon damarların yapısal dayanıklılığını azaltır. Bu durum özellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde belirgin hale gelir.
- Hemodinamik stres yüksek tansiyon ve kan akışındaki türbülans arter duvarına sürekli bir baskı uygular. Özellikle arterin dallanma bölgelerinde bu tür stresler anevrizma oluşumunu destekler.
Anevrizma büyüdükçe yakın çevresindeki böbrek yapılarında baskı oluşturarak hipertansiyona hematüriye ve yan ağrısına yol açabilir.
Böbrek Atardamar Anevrizmasının Belirtileri Nelerdir?
Böbrek atardamarı anevrizmaları (BAA) genellikle küçük boyutlarda semptom göstermez ancak büyüdükçe ya da komplikasyon geliştiğinde belirgin hale gelir. En yaygın belirti hipertansiyon olup BAA’lı hastaların yaklaşık %90’ında görülür. Anevrizma böbrek atardamarında darlığa neden olarak dirençli veya kontrolü zor hipertansiyona yol açabilir. Ayrıca bazı hastalarda yan ya da karın ağrısı görülebilir; bu ağrı genellikle donuk ya da şiddetli olup anevrizmanın çevresindeki dokulara baskı yapması ya da iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. İdrarda kan görülmesi olan hematüri anevrizma rüptürü veya embolizasyon gibi ciddi komplikasyonlara işaret edebilir.
Nadir durumlarda BAA böbrek fonksiyonlarını da etkileyebilir. Bu durumda böbrek damarlarındaki kan akışının azalması veya küçük damarların embolilerle tıkanması böbrek işlevlerini olumsuz etkileyebilir. Rüptür de nadir görülse bile hayati tehlike arz eder. Bu durum şiddetli karın veya yan ağrısı hipotansiyon ve iç kanama gibi belirtilerle kendini gösterir. Şok durumu gelişebilir ve acil müdahale gerektirebilir.
Böbrek Atardamar Anevrizması Nasıl Teşhis Edilir?
Böbrek atardamar anevrizmasının teşhisinde genellikle başka nedenlerle yapılan görüntüleme çalışmaları sırasında tesadüfi bulgulara rastlanır. Gelişen teknolojiyle birlikte BT (Bilgisayarlı Tomografi) ve MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) kullanımı artmış ve bu durum RAA tanısının tesadüfen konmasına olanak sağlamıştır. Bu anevrizmalar genellikle asemptomatik olsa da bazı durumlarda hipertansiyon yan ağrısı veya hematüri gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Ayrıca gebe kadınlarda rüptür riski yüksek olduğundan bu popülasyonda tanı koymanın önemi büyüktür. Teşhis için tercih edilen görüntüleme teknikleri arasında çeşitli yöntemler bulunur:
- Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografisi (BTA) ve Manyetik Rezonans Anjiyografisi (MRA): RAA tanısında ilk tercih edilen yöntemlerdir. Anevrizmanın boyutunu yerini ve çevre yapılarla ilişkisini detaylı 3 boyutlu olarak gösterirler bu da tedavi planlamasını kolaylaştırır.
- Ultrasonografi: BTA ve MRA kadar hassas olmamakla birlikte invaziv olmayan bir yöntemdir. Maliyet açısından uygun ve bazı durumlarda kullanışlıdır. Acil durumlarda deneyimli operatörler ultrason ile anevrizmaları tespit edebilirler.
- Kateter Anjiyografisi: İnvaziv olmasına rağmen en yüksek ayrıntıyı sağladığı için altın standart olarak kabul edilir. Anevrizmanın boyutu kapsamı ve ilişkili diğer damar anomalilerini detaylıca ortaya koyar.
Böbrek Atardamar Anevrizmasının Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Böbrek arter anevrizmalarının tedavisinde minimal invaziv girişimsel radyoloji teknikleri öncelikli olarak tercih edilir. Bu yaklaşımlar düşük morbidite oranları ile açık cerrahiye göre daha az risk taşır ve bu nedenle yaygın bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. Çeşitli durumlarda farklı teknikler kullanılır ve her birinin spesifik avantajları vardır.
- Kıvrım Embolizasyonu: Özellikle dar boyunlu saküler anevrizmalar için etkilidir. Bu yöntem anevrizmanın dolaşımdan etkili bir şekilde kapatılması amacıyla metal kıvrımların yerleştirilmesini içerir. Geniş boyunlu veya karmaşık damar yapıları olan anevrizmalarda ise stent destekli kıvrım embolizasyonu tercih edilir. Bu yaklaşım böbrek fonksiyonlarını koruma ve zor anatomik yapılarda avantaj sağlar.
- Stent Greftleme: Daha büyük veya fuziform anevrizmalar için uygun bir tedavi yöntemidir. Kaplı stent greftler kullanılarak anevrizmanın dışlanması ve ana arterden kan akışının korunması sağlanır. Bu teknik anevrizmanın böbrek dallarına yakın olduğu durumlarda önemlidir ve rüptüre anevrizma vakalarında olumlu sonuçlar gösterir. Ancak stentlerin uzun vadeli dayanıklılığı konusunda araştırmalar devam etmektedir.
- Sıvı Embolik Maddeler: Sıvı embolik malzemeler bazı vakalarda anevrizmayı tıkamak için doğrudan enjekte edilir. Bu işlem kan akışını keserek anevrizma bölgesinde polimer kütlesi oluşturur.
- Perkütan Transluminal Anjiyoplasti (PTA): Hem anevrizmayı hem de ilişkili arteriyel darlığı tedavi etmek için kullanılır. Bu teknik eş zamanlı böbrek arter stenozu bulunan hastalar için avantaj sağlar.
Böbrek Atardamar Anevrizmasının Risk Faktörleri Nelerdir?
Böbrek atardamar anevrizması çeşitli risk faktörleri tarafından tetiklenen nadir fakat ciddi bir damar sorunudur. İlk olarak hipertansiyon önemli bir risk faktörü olarak öne çıkar. Yüksek tansiyon böbrek arter duvarını zayıflatarak anevrizma oluşumuna yol açabilir. Ayrıca dirençli hipertansiyon anevrizmanın böbrek dokusunu sıkıştırması sonucu gelişebilir.
Yaş ve cinsiyet de böbrek atardamar anevrizmalarının oluşumunda etkili olur. Genellikle 60 yaş ve üzeri kişilerde daha sık görülen bu durum doğurganlık çağındaki kadınlarda da belirgin risk teşkil eder. Gebelik döneminde ise damar basıncındaki artış anevrizma rüptürü riskini artırır.
Bazı arter duvar kusurları da böbrek arterinde anevrizma gelişimine zemin hazırlar. Bu tür kusurların başlıcaları şunlardır:
- Fibromüsküler displazi
- Ateroskleroz
Bu hastalıklar arter duvarının yapısını zayıflatarak anevrizmal genişlemeye neden olabilir. Sigara içmek de risk faktörleri arasında yer alır çünkü arter duvarlarına zarar verir ve ateroskleroz gelişimini teşvik eder.
Bunun yanı sıra renal arter stenozu böbrek arterinin daralması ile damar içi basıncı artırarak anevrizma gelişimini kolaylaştırır. Travma ve bazı cerrahi girişimler ise böbrek arter anevrizmalarının gelişiminde etkili olabilir. Özellikle renal biyopsi ve kısmi nefrektomi gibi prosedürler arter duvarına zarar vererek anevrizma oluşumuna katkıda bulunabilir.
Böbrek Atardamar Anevrizması Tedavisi Ne Zaman Yapılmalıdır?
Böbrek atardamar anevrizmalarının tedavisinde müdahale gerekliliği rüptür riski ve ilgili komplikasyonlar göz önünde bulundurularak belirlenir. Tedavi kararında etkili olan başlıca faktörler şunlardır:
- 2-2,5 cm’den büyük anevrizmalar rüptür riskinin artması nedeniyle genellikle tedavi gerektirir.
- Ağrı veya hematüri gibi semptomlar gösteren ya da medikal tedaviye dirençli hipertansiyona sahip anevrizmalar tedavi için öncelikli sayılır.
- Hızla büyüyen anevrizmalar tedavi planlamasında dikkate alınır.
- Gebelik döneminde rüptür riskinin yüksek olması sebebiyle doğum çağındaki kadınlar için daha agresif tedavi yaklaşımı uygulanır.
- Renal iskemi emboli veya tromboembolizm gibi durumlar da tedavi endikasyonlarını güçlendirir.
Böbrek Atardamar Anevrizması Tedavisinin Yapılamadığı Durumlar Nelerdir?
Böbrek arter anevrizması tedavisi için bazı durumlar girişimsel radyolojik yöntemlerin uygulanmasını engeller. Bu durumlar arasında şiddetli böbrek yetmezliği ilk sırada gelir çünkü işlem sırasında kullanılan kontrast maddeler böbrek fonksiyonlarına zarar verebilir. Öte yandan iyotlu kontrast maddelere karşı bilinen alerji varlığı da tedaviyi sınırlayıcı bir etkendir. Alternatif yöntemler mevcut değilse bu tür hastalar için girişimsel radyoloji uygun değildir. Ayrıca karmaşık anatomik faktörler bu işlemlerin uygulanabilirliğini sınırlayabilir.
Başlıca kontrendikasyonlar şunlardır:
- Belirgin böbrek fonksiyon bozukluğunun varlığı
- İyotlu kontrast maddelere karşı bilinen alerji
- Kıvrımlı damarlar veya aşırı açılı bölgelerde yer alan anevrizmalar
- Önemli besleyici damarların tamamen tıkalı olması
Böbrek Atardamar Anevrizması Tedavisi Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Böbrek atardamar anevrizması tedavisi sonrasında iyileşme süreci dikkatli bir izleme ve kontrol dönemini kapsar. İşlem sonrası olası komplikasyonların önlenmesi ve tedavinin başarısının sürdürülmesi için belirli unsurlar öne çıkar. Özellikle endoleak veya stent migrasyonu gibi sorunların izlenmesi iyileşmenin kritik bir parçasıdır. Bu süreçte hastalar belirli aralıklarla görüntüleme testlerine tabi tutulur ve böylece anevrizma onarımının stabilitesi sağlanır.
İyileşme sürecinde dikkate alınması gereken temel unsurlar şunlardır:
- Görüntüleme Takibi: İşlemi takiben anevrizmanın tamamen dışlandığını ve damar açıklığının korunduğunu doğrulamak amacıyla rutin takip görüntülemeleri yapılır. Bu amaçla dijital subtraksiyon anjiyografisi (DSA) veya bilgisayarlı tomografi anjiyografisi (CTA) tercih edilir. Takip genellikle işlemden sonraki 1 ila 6 ay içinde başlar ve yıllık olarak sürdürülür.
- Komplikasyon İzlemesi: Stent ile ilgili olası problemler erken dönemde tespit edilerek müdahale edilir. Renal arter tıkanıklığı veya tromboz gibi komplikasyonlar nadir görülse de izlenmesi önemlidir.
- Böbrek Fonksiyonunun İzlenmesi: Özellikle anevrizmanın renal arter dallarına yakın olduğu durumlarda böbrek fonksiyonu dikkatlice takip edilir. Böbrek fonksiyonlarındaki olası düşüşler endovasküler tekniklerle daha az görülse de izleme sürdürülür.
- Antihipertansif Yönetim: Postoperatif dönemde hipertansiyon kontrolü büyük önem taşır. İşlem sonrasında hastaların kan basıncı düzenlenir ve uzun vadede kontrol altında tutulur.
Böbrek Atardamar Anevrizmasının Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?
Böbrek atardamar anevrizmalarının önlenmesi risk faktörlerinin yönetimi ve düzenli gözetim ile mümkündür. Bu durumun ölümcül olma ihtimali göz önüne alındığında önleyici stratejiler kişiye özel planlanır ve bireyin sağlık durumuna göre uyarlanır. Önleme stratejileri arasında kan basıncı kontrolü risk faktörlerinin azaltılması ve izleme yer alır. Her biri anevrizmanın gelişimini engellemeye veya ilerlemesini yavaşlatmaya odaklanır.
- Kan Basıncı Kontrolü: Hipertansiyonun yönetimi böbrek atardamar anevrizmalarının önlenmesi için oldukça önemlidir. Antihipertansif ilaçlar kullanarak kan basıncını düşürmek arter duvarları üzerindeki baskıyı azaltır ve böylece anevrizma oluşumunu önleyebilir.
- Gözetim: Küçük ve asemptomatik anevrizmalar tespit edilen hastalar düzenli görüntüleme testleri ile izlenmelidir. Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) anevrizma boyutundaki değişikliklerin zamanında fark edilmesini sağlar. 2 cm’yi aşan veya hızlı büyüyen anevrizmalar rüptür riski nedeniyle yakından takip edilmelidir.
- Risk Faktörü Modifikasyonu: Ateroskleroz ve fibromüsküler displazi gibi altta yatan hastalıkların kontrol altına alınması anevrizma riskini azaltmada etkilidir. Sigarayı bırakmak sağlıklı beslenmek ve düzenli fiziksel aktivite arter sağlığını korumaya yardımcı olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Böbrek atardamar anevrizması belirtileri nelerdir?
Böbrek atardamar anevrizması (BAA) genellikle belirti vermez ve diğer durumlar için yapılan görüntülemeler sırasında tesadüfen keşfedilir. Belirtiler görüldüğünde ise hipertansiyon (vakaların %90’ında), bel ağrısı ve idrarda kan görülmesi gibi şikayetler olabilir. Diseksiyon gelişirse, ani ve şiddetli bel ağrısı ile kanama olabilir. BAA’nın yırtılması nadiren görülse de hayatı tehdit eden iç kanamalara yol açabilir. Gebe kadınlarda BAA yırtılma riski daha yüksek olup, bu durumlarda ölüm oranları %55’e kadar çıkabilir.
Bu durum nasıl teşhis edilir?
Böbrek atardamar anevrizması genellikle başka nedenlerle yapılan görüntüleme testleri sırasında tesadüfen tespit edilir. Kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) en yaygın kullanılan görüntüleme yöntemleridir. Ultrason, büyük anevrizmaların tespiti için kullanılabilir, ancak bu amaçla daha az tercih edilir.
Tedavi yöntemleri arasında embolizasyon ve stentleme nasıl farklılık gösterir?
Embolizasyon ve stent yerleştirme, böbrek atardamarı anevrizmalarını (BAA) tedavi etmek için kullanılan endovasküler tekniklerdir ve her biri farklı yaklaşımlar sunar. Embolizasyon, anevrizmayı dışarıdan dolaşımdan izole etmek için koil gibi maddeler kullanarak damar içinde pıhtılaşma oluşturarak anevrizmayı kapatmayı hedefler. Stent yerleştirme ise, anevrizma boynuna bir stent yerleştirerek damar açıklığını korur ve anevrizmayı izole eder. Embolizasyon, uygun anatomik yapısı olan BAA’larda tercih edilir ve yüksek teknik başarı oranı ile düşük komplikasyon riski sunar. Stent, geniş boyunlu veya karmaşık anevrizmalar için tercih edilir, çünkü embolizasyon tek başına yeterli olmayabilir. Her iki yöntem de patlamayı engellemeyi ve böbrek fonksiyonlarını korumayı amaçlar, tedavi seçimi anevrizmanın özelliklerine ve hasta özelindeki faktörlere bağlıdır.
Tedavi sonrası böbrek fonksiyonları korunur mu?
Böbrek atardamar anevrizması (BAA) tedavisi, böbrek fonksiyonlarını korumayı hedefler, ancak sonuçlar tedavi türüne ve hasta özelliklerine bağlı olarak değişir. Ex vivo böbrek atardamarı rekonstrüksiyonu ve böbrek ototransplantasyonu yapılan hastalarda, 5 yıl sonunda %81,3 oranında yeterli kan basıncı kontrolü sağlanmış ve böbrek fonksiyonları korunmuştur. Ancak bu tür prosedürlerin başarısı, hastanın bireysel durumuna ve uygulanan cerrahi yaklaşıma bağlıdır.
Anevrizmanın tekrarlama riski var mıdır?
Evet, tedavi sonrası böbrek atardamarı anevrizmasının nüks etme riski vardır ve bu oran tedavi türüne ve anevrizmanın özelliklerine bağlı olarak değişir. Woven EndoBridge (WEB) cihazı ile tedavi edilen anevrizmalarda tekrar tedavi oranı yaklaşık %7,5 olup, bu oran kanamış anevrizmalarda %13, kanamayanlarda ise %3,9’dur. Endovasküler koiling tedavisinde ise nüks oranları %15 ile %34 arasında değişmekte olup, yeniden tedavi oranı %10,3 civarındadır. Nüks oranını etkileyen faktörler arasında anevrizmanın boyutu, boyun genişliği, ilk tedavi sırasında sağlanan tıkanıklık durumu ve stent kullanımı yer almaktadır. Büyük ve geniş boyunlu anevrizmaların nüks etme olasılığı daha yüksektir. İlk işlem sırasında tam tıkanıklık sağlanması, nüks riskini önemli ölçüde azaltır. Cerrahi klipsleme genellikle daha kalıcı sonuçlar sunar, ancak endovasküler yöntemlerden daha invazivdir. Düzenli görüntüleme takipleri, potansiyel nüksleri izlemek ve gerektiğinde zamanında müdahale yapmak için önemlidir.

Doç. Dr. Ömer Faruk Ateş, 1988 yılında Amasya’da doğmuş, 2011 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2016 yılında Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Kliniği’nde uzmanlık eğitimini tamamlayarak radyoloji uzmanı unvanını almıştır. Uzmanlık sonrasında aynı hastanede Girişimsel Radyoloji Kliniği’nde görev yaparak ileri düzey girişimsel işlemlerde deneyim kazanmıştır.
2018 yılında Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevine başlayan Dr. Ateş, akademik çalışmalarını sürdürerek Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde doçent doktor unvanını almıştır. 2024 yılı itibarıyla Sakarya Adatıp Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’nde hastalarına hizmet vermektedir.
