Endovenöz lazer ablasyon (EVLA), varis tedavisinde en sık kullanılan modern girişimsel yöntemlerden biridir. Lazer enerjisiyle damar içinden uygulanan bu teknik, toplardamarın kapatılmasını sağlayarak kalıcı tedavi sunar.

EVLA işlemi lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve hastalar aynı gün taburcu olabilir. Cerrahi kesiye gerek kalmadan yapılan bu yöntem, minimal invaziv olmasıyla kısa iyileşme süresi ve yüksek hasta konforu sağlar.

Endovenöz lazer ablasyon sonrası kapatılan damar işlevini kaybeder ve zamanla vücut tarafından emilir. Böylece hem estetik görünüm düzelir hem de ağrı, şişlik ve dolaşım bozuklukları ortadan kalkar.

EVLA yöntemi, yüksek başarı oranı ve düşük tekrarlama riski ile öne çıkar. Ayrıca uzun vadede kalıcı sonuçlar sunarak hem fonksiyonel iyileşme hem de estetik açıdan tatmin edici bir çözüm sağlar.

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA) Nedir ve Nasıl Bir Süreç İzler?

Adından da anlaşılabileceği üzere EVLA (Endovenöz Lazer Ablasyon), varisli veya işlevini yitirmiş toplardamarın içerisine lazer enerjisi uygulayarak o damarın devre dışı bırakılması ve vücudun bu bölgeyi zamanla yok etmesi temeline dayanır. “Endovenöz” kelimesi, işlemin damar içinde yapıldığını, “Lazer” ise kullanılan enerji tipini ifade eder. “Ablasyon” da “harap etmek” veya “yok etmek” anlamına gelir.

Bu işlemde temel amaç büyüyerek kıvrımlı bir hal almış veya kanı geri kaçıran damarın (reflü yapan venin) içinde ısı üretip damarı kapatmaktır. Damar kapandıktan sonra kan akışı sağlıklı komşu damarlara yönlendirilir ve böylelikle hem estetik kaygılar hem de ağrı, şişlik gibi şikâyetler ortadan kalkmaya başlar.

Lazer enerjisi, tıbbi uygulamalarda uzun yıllardır kullanılmaktadır. Ancak damar tedavisinde kullanılması, geçmişe nazaran daha yenidir ve bu yenilik sayesinde damarları açıp çıkarmak gibi (stripping) daha büyük cerrahi işlemlere duyulan ihtiyaç giderek azalmıştır. Günümüzde birçok hekim, uygun vakalarda, EVLA yöntemiyle varis tedavisini tercih etmektedir.

Varis Nedir ve Neden Oluşur?

EVLA’nın ne olduğunu anlamadan önce, varisin temel tanımını ve nasıl ortaya çıktığını anlamak önemlidir. Varis, en basit tanımıyla genişlemiş, uzamış ve kıvrımlı hale gelmiş toplardamarlardır. Bu durumun en yaygın görüldüğü yer, bacaklarımızdır. Bunun sebeplerinden biri, bacaklardaki toplardamarların kanı yer çekimine karşı kalbe doğru pompalamaya çalışması ve zamanla damar kapakçıklarının bu yükle baş edememesidir.

Biraz daha netleştirmek adına bir benzetme yapalım: Kalbe dönüş yolunda, damarlarımız adeta tek yönlü kapaklar gibi çalışır. Bu kapaklar, kanın yukarı doğru akmasını sağlarken geri kaçmasına izin vermez. Ancak kapakçıklarda yaşanan bozukluklar (tıpkı kapısını tam kapatamayan bir baraj gibi) kanın bir kısmının geri dönmesine neden olur. İşte bu durum uzun süre devam ederse, damarlar genişler ve kıvrımlı hale gelerek varis görünümü alır.

  • Genetik yatkınlık: Aile bireylerinde varis hikâyesi bulunması, kişiyi daha yüksek risk altına sokar.
  • Yaşam tarzı ve meslek: Uzun süre ayakta kalmayı veya tam tersi uzun süre oturmayı gerektiren işler (öğretmenlik, diş hekimliği, ofis çalışması vb.) varis oluşumuna zemin hazırlar.
  • Hormonal faktörler: Hamilelik gibi hormonal değişimlerin yoğun olduğu dönemlerde varise yatkınlık artar.
  • Obezite: Vücut ağırlığının artması, bacak damarlarına binen yükü de artırır.
  • Varis; ayakta dururken belirginleşen damarların görünümü, bacaklarda ağrı, ağırlık hissi, kaşıntı, gece krampları ve hatta ilerleyen evrelerde ciltte renk değişiklikleri gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Neyse ki modern tedavi yöntemleri sayesinde bu belirtiler varisli damarın tedavisiyle büyük oranda ortadan kalkar.

EVLA Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Günümüzde varis tedavisinde birden fazla yöntem mevcuttur ve EVLA da bunlardan sadece biridir. Peki, bu yöntemin tercih edilme sebebi nedir?

  • Minimal İnvaziv Olması

Daha geleneksel yöntemlerde, sorunlu toplardamar cerrahi olarak çıkarılır veya bağlanır. Bunun için de nispeten daha büyük kesiler ve daha uzun iyileşme süreleri gerekebilir. EVLA’da ise ince bir kateter yardımıyla damar içine girilir, lazer fiberi (lazer enerjisini taşıyan ince tel benzeri yapı) yerleştirilir ve damarı içeriden ısıtarak kapatma işlemi yapılır. Bu sayede ciltte büyük kesilere gerek kalmaz, hastanın günlük yaşamına hızla dönmesi mümkün olur.

  • Yüksek Başarı Oranı

Yapılan araştırmalar, doğru hasta seçimi ve doğru teknikle uygulandığında, EVLA’nın damar kapama (obliterasyon) oranlarının %90-95’in üzerinde olduğunu göstermektedir. Bu da yöntemin etkinliğini kanıtlar niteliktedir.

  • Daha Az Ağrı ve Daha Az Morarma

Lazerle yapılan ısıtma işleminde enerjinin çoğu su molekülleri tarafından emilir. Dolayısıyla çevre dokulara hasar verme riski diğer yöntemlere göre daha düşüktür. Bu durum işlem sonrası ağrı ve morluk seviyelerini de azaltır.

  • Hızlı İyileşme Süreci

Genellikle lokal anestezi eşliğinde yapılan bu tedavi sonrasında, hasta çoğunlukla aynı gün içinde evine döner ve ertesi günden itibaren günlük yaşamına devam edebilir. Bazı vakalarda birkaç gün istirahat önerilse de uzun süreli iş gücü kaybı söz konusu olmaz.

  • Estetik Avantajı

Daha büyük kesilerin olmadığı, sadece giriş noktalarının küçük iğne delikleri kadar olduğu bu yöntemde, yara izi ya da dikiş izi gibi estetik açıdan kaygı verici durumlar çok daha az görülür. Bu da özellikle kozmetik görünüme önem veren hastalar için büyük bir avantajdır.

Elbette her tedavide olduğu gibi, EVLA’nın da hasta seçimi noktasında belirli kriterler vardır. Örneğin damarın çapı, yeri ve seyri; hastanın genel sağlık durumu; hamilelik durumu veya pıhtılaşma problemleri gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.

EVLA İşlemi Nasıl Gerçekleştirilir?

EVLA prosedürünü, bir yolculuk gibi düşünmek mümkün. Amacımız, sorunlu damara ulaşmak ve onu içeriden kapatarak devre dışı bırakmak. Bu yolculuğun adımlarını şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Hazırlık ve Değerlendirme

İşlemin ilk aşaması, damarın durumu hakkında detaylı bilgi edinmektir. Bu nedenle hastaya, bacakları değerlendirmek için “Doppler Ultrason” yapılır. Ultrason sayesinde damarların çapı, genişleme derecesi, kapakçıkların durumu ve tedavinin nasıl planlanması gerektiği belirlenir.

  • Vasküler Erişim (Damar Girişi)

Gün geldiğinde hasta, genellikle sedasyon veya lokal anestezi altında işlem odasına alınır. Bacağın işaretlenmesi (hangi damarlara müdahale edileceği) yapıldıktan sonra, cilt özel solüsyonlarla steril hale getirilir. Ardından, ultrason eşliğinde ince bir iğne yardımıyla varisli damara giriş yapılır.

  • Kateter ve Lazer Fiberinin İlerletilmesi

İnce bir kılavuz tel (guidewire) yardımıyla, işlevini yitirmiş damarın içinden kateter geçirilir. Bu kateterin içinden de lazer fiberi yerleştirilir. Lazer fiberinin ucu, genellikle damarın kalbe yakın kısmına (örneğin bacak için konuşacak olursak, kasığa doğru) kadar ilerletilir. Hedef bölgede fiberin ucunun tam konumu ultrasonla teyit edilir.

  • Tumescent Anestezi (Koruyucu Sıvı Enjeksiyonu)

Lazerle damar yakılacağı için, çevre dokuların zarar görmemesi amacıyla, damarın etrafına “tumescent anestezi” adı verilen özel bir sıvı enjekte edilir. Bu sıvı hem lokal anestezi görevi görür hem de damar ve çevredeki dokular arasında tampon bölge oluşturur. Böylece lazer ısısı, hedeflenen damar dışındaki dokulara en az düzeyde etki eder.

  • Lazer Enerjisinin Uygulanması

Damar hazırlıkları tamamlandıktan sonra, lazer cihazı aktif hale getirilir. Lazer fiberi, damarın içinden geri çekilirken ısı enerjisi verir. Fiberin geri çekilme hızı ve uygulanan enerji miktarı çok önemlidir. Çünkü damarın güvenli şekilde kapanmasını sağlamak için yeterli ısı verilmesi, ancak çevre dokulara zarar vermemek için de bu ısının aşırıya kaçmaması gerekir. Bu aşamada deneyimli bir ekibin ve doğru ayarlanmış cihaz parametrelerinin önemi büyüktür.

  • Son Kontrol ve Bandajlama

Lazer uygulaması bittiğinde, fiber tamamen çıkartılır. Damarın girişi yapılan nokta küçük bir pansumanla kapatılır. Daha sonra genellikle bacağın tamamını saran elastik bandaj veya varis çorabı giydirilir. İşlem sonrası dönemde bu çoraplar birkaç hafta kullanılabilir.

Tüm bu süreç çoğu zaman 1 saat ile 2 saat arasında sürer. Özellikle tek bacak tedavi ediliyorsa, hasta genellikle aynı gün evine dönebilir ve ertesi günden itibaren yürüyüş yapması tavsiye edilebilir.

İşlem Sonrası Neler Yaşanır ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

EVLA işlemi sonrası dönemde hastaların en merak ettiği soruların başında, “Ağrım olacak mı?” gelir. İşlem lokal anestezi ve tumescent anestezi yardımıyla yapıldığından, ciddi bir ağrı hissedilmesi genellikle beklenmez. Bununla birlikte hafif sızlama, çekilme hissi veya bacakta gerginlik gibi şikâyetler olabilir. Bu durumlar geçicidir ve basit ağrı kesicilerle kontrol edilebilir.

  • İlk Günler: İşlem yapılan bacakta hafif morluklar, ufak sertlik hissi ve hafif sıcaklık artışı gözlenebilir. Bu damarın içten kapanma sürecinin bir yansımasıdır ve genellikle birkaç hafta içinde düzelir.
  • Yürüyüş ve Hareket: EVLA’nın güzel taraflarından biri, işlem sonrası uzun yatak istirahatine gerek olmamasıdır. Aksine, gün içinde kısa yürüyüşler yapmak kan dolaşımını artırır ve iyileşmeyi destekler. Uzun süre hareketsiz kalmamak (örneğin uzun saatler boyunca oturmamak veya ayakta durmamak) önemlidir.
  • Varis Çorabı Kullanımı: Doktorun önerdiği sürece (genellikle 1-3 hafta), varis çorabı giymek damarın dış baskı ile daha hızlı kapanmasını kolaylaştırır. Ayrıca olası şişlikleri ve morlukları da azaltır.
  • Banyo ve Hijyen: İşlemden sonraki ilk günlerde uzun sıcak banyolardan veya hamam, sauna gibi çok sıcak ortamlardan kaçınmakta fayda vardır. Sıcak, damarda genişleme etkisi yaratabileceğinden yeni kapatılmış damara ek baskı uygulayabilir. Ilık suyla kısa duşlar ise genellikle sakınca oluşturmaz, elbette doktorunuzun önerileri öncelikli olacaktır.
  • Spor ve Egzersiz: Hafif yürüyüşler dışında, yüksek tempolu koşu veya yoğun bacak egzersizleri bir süre ertelenebilir. Doktorun verdiği izne göre, genelde 2-3 hafta sonra daha yoğun egzersizlere başlanabilir. Bu süre kişiden kişiye değişebildiği için hekim kontrolü önemlidir.

EVLA’nın Avantajları Nelerdir ve Diğer Tedavilere Göre Farkı Nedir?

Modern tıpta varis tedavisi için eskiden beri kullanılan cerrahi yöntemler radyofrekans ablasyon (RFA) ve köpük skleroterapisi gibi farklı seçenekler de mevcuttur. Bunlarla kıyaslandığında, EVLA’nın bazı belirgin avantajları vardır:

  • Kısa İyileşme Süresi

Cerrahi yöntemlerde (yüksek ligasyon ve damar çıkarma gibi) hastalar, birkaç hafta yatış ve iş gücü kaybı yaşayabilirken, EVLA’da çoğunlukla birkaç gün içinde normal hayata dönmek mümkündür.

  • Daha Az İz ve Travma

Açık cerrahilerde kesiler ve dikişler gerekirken, EVLA sadece ince bir kateter girişi ile gerçekleştirilir. Bu da daha az doku hasarı, daha az iz ve daha az ağrı anlamına gelir.

  • Yüksek Başarı Oranı

Radyofrekans ablasyon (RFA) ile benzer başarılara sahip olan EVLA’nın, uygun vakalarda uzun dönem kapanma oranları son derece yüksektir.

  • Gelişen Teknoloji ve Çeşitli Dalga Boyları

Farklı lazer dalga boylarının (980 nm, 1470 nm, 1940 nm gibi) geliştirilmesi ve özellikle radial fiber gibi farklı fiber tiplerinin kullanılmasıyla, tedavi başarısı daha da artmış ve komplikasyon oranları azalmıştır.

Elbette RFA gibi diğer endovenöz yöntemlerin de avantajları olabilir. Sonuçta, hangi yöntemin tercih edileceği hastanın damar yapısına, varisin derecesine ve hekimin deneyimine göre değişiklik gösterebilir.

EVLA’da Lazer Dalga Boyu Neden Önemlidir?

Lazer enerjisi, dalga boyuna göre değişen şekilde dokuya ısı verir. Kimi dalga boylarında lazer enerjisi daha çok su moleküllerini hedef alırken, kimilerinde hemoglobine (kana rengini veren madde) olan emilim ön plana çıkar. Örneğin:

980 nm dalga boyunda lazer enerjisi hemoglobin tarafından daha yoğun emilir.

1470 nm ve üzeri dalga boylarında ise su moleküllerinin emilimi artar. Bu durum lazer ışınını hedef dokuya (damar çeperine) daha kontrollü ve homojen bir şekilde dağıtmayı sağlar.

Günümüzde 1470 nm, özellikle damarın su içeriğine daha fazla etki etmesiyle öne çıkan, oldukça başarılı sonuçlar veren bir dalga boyu olarak kabul edilir. Bu dalga boyunun kullanıldığı EVLA işlemlerinde ağrı ve morluk seviyelerinin görece düşük olduğu gözlenmiştir. Daha yeni geliştirilen 1940 nm gibi dalga boyları da benzer şekilde damar duvarının su içeriğine yoğun etki ederek yüksek başarının yanı sıra düşük komplikasyon oranları vadeder.

Bir başka önemli nokta, fiber tipidir. “Radial fiber” denilen fiber türü, lazer ışınını 360 derece yayarak, damarın çeperine daha eşit bir şekilde enerji dağıtır. Bu da bazı çalışmalarda daha yüksek başarı oranı ve daha az yan etki ile ilişkilendirilmiştir.

İşlem Sırasında ve Sonrasında Karşılaşılabilecek Olası Riskler Nelerdir?

Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, EVLA’da da bazı riskler ve komplikasyonlar söz konusu olabilir. Ancak bu komplikasyonların çoğu nadir görülür ve genellikle kontrol altına alınabilecek durumlardır:

  • Morluk ve Ağrı: En sık görülen yan etkilerdir. Özelikle damarın geçtiği hat boyunca hassasiyet, hafif yanma veya kaşıntı hissedilebilir.
  • Hafif Yanıklar veya Cilt Lekeleri: Nadiren cilt yüzeyine yakın damarların tedavisinde aşırı ısı cilde zarar verebilir. Ancak tumescent sıvının doğru uygulanmasıyla bu risk oldukça düşer.
  • Endovenöz Isı Kaynaklı Tromboz (EHIT): Isı uygulaması sırasında tedavi edilen damarın komşuluğundaki derin damarlarda pıhtı oluşması olası bir risktir. Takip ve erken müdahale ile yönetilebilir.
  • Derin Ven Trombozu (DVT): Çok daha ciddi bir durumdur. Derin damarların pıhtı ile tıkanması, bacakta şişlik, ağrı ve hatta akciğer embolisine kadar uzanabilen sorunlara yol açabilir. Ancak EVLA sonrasında bu ihtimalin oldukça düşük olduğu bildirilmektedir.
  • Sinir Hasarı: Damarın yakınından geçen küçük sinirler, ısıya bağlı etkilenebilir. Geçici veya nadiren kalıcı uyuşukluk hissi oluşabilir.
  • Enfeksiyon: İşlem sahasında veya giriş noktasında kızarıklık ve ısı artışı gözlemlenebilir. Sterilizasyon önlemleri ve uygun pansumanla bu risk çok düşüktür.

Bu tür komplikasyonların çoğu, deneyimli bir ekip ve uygun ekipman eşliğinde yapıldığında oldukça düşük oranda görülür. Ayrıca işlemden sonra düzenli kontroller, varis çorabı kullanımı ve doktor önerilerine uymak bu riskleri daha da azaltır.

Uzun Dönem Başarı Oranları ve Varislerin Tekrarlama İhtimali Var mıdır?

EVLA, doğru uygulanmışsa ve hasta da önerilen bakım kurallarına uyuyorsa uzun dönemde yüksek kapatma oranları sunar. Çoğu araştırmada 5 yıla kadar takiplerde bile %90’lar civarında damar kapanma oranı raporlanmaktadır. Ancak hiçbir tedavinin garantili “sıfır tekrar” vadetmesi mümkün değildir. Çünkü varisin oluşmasında birden çok faktör rol oynar:

  • Genetik yatkınlık
  • Yeni damarların genişleyerek işlev bozukluğuna uğrama ihtimali
  • Hormonal değişiklikler
  • Yaşlanmayla ortaya çıkan kapakçık zayıflığı
  • Kilo alımı veya hareketsiz yaşam tarzı

Bu nedenle EVLA sonrası tamamen yeni damarlarda da varis gelişebileceğini unutmamak gerekir. Ancak bir kez tedavi edilmiş bir damarın yeniden açılıp varis oluşturma ihtimali oldukça düşüktür. Düzenli doktor kontrolleri, sağlıklı beslenme, egzersiz alışkanlığı ve gerektiğinde tekrar yapılabilecek ufak dokunuşlar (örneğin küçük yüzeysel damarlar için skleroterapi) ile bacak sağlığını uzun süre korumak mümkündür.

Operasyon Sonrası Hayatıma Nasıl Devam Edebilirim?

İnsanların çoğu, bacaklarındaki varis problemleri sebebiyle sosyal yaşamlarından ödün verebiliyor ya da kıyafet seçiminde kısıtlamalar yaşıyor. EVLA sayesinde, varisli damarların kapatılmasıyla bacakların görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanırken, ağrı ve yorgunluk hissi de büyük ölçüde azalır.

  • Gündelik Hayat: EVLA’dan kısa bir süre sonra ofisteki işinize veya günlük rutinlerinize dönebilirsiniz. Uzun süreli ayakta durma veya oturma gereken durumlarda da artık bacaklardaki o ağırlık hissini daha az yaşarsınız.
  • Spor ve Egzersiz: İlk birkaç haftalık süreçte ağır sporlardan kaçınmak önerilir. Sonrasında, doktorunuz onay verdiğinde, düzenli yürüyüşler, yüzme, hafif koşu gibi aktiviteler bacak kaslarınızı güçlendirir ve sağlıklı kan dolaşımınızı sürdürmenize katkı sağlar.
  • Ayakkabı ve Kıyafet Seçimi: Çok yüksek topuklu ayakkabılar veya bacakları sıkan dar giysiler, varis gelişimini olumsuz etkileyebilir. EVLA sonrası dönem, belki de daha rahat ve ergonomik kıyafet seçimleri yapma fırsatınız olacaktır.
  • Uzun Seyahatler: Uzun yolculuklarda hareketsiz kalmak, kan dolaşımını yavaşlatır. EVLA yaptırmış olsanız bile, uzun uçak veya otobüs yolculuklarında kısa yürüyüşler yapmaya, bacaklarınızı hareket ettirmeye ve gerekirse varis çorabı kullanmaya özen gösterebilirsiniz.

Hamilelikte veya Emzirme Döneminde EVLA Uygulanabilir mi?

Hamilelik, hormonal değişimlerin yoğun olduğu ve kan dolaşımının arttığı bir dönemdir. Bu süreçte varisler daha belirgin hale gelebilir. Ancak genellikle anne adaylarına, doğumun ve emzirme sürecinin bitmesini beklemek önerilir. Çünkü varislerin durumunun kalıcı olarak mı yoksa geçici olarak mı ilerlediği, bu süreç sonrasında netlik kazanır. Ayrıca hamilelik döneminde damarlardaki genişlemeler hormonal ve mekanik (rahim büyümesi) sebeplerle artış gösterebilir.

Acil bir durum veya çok şiddetli bir tablo olmadığı sürece, EVLA gibi prosedürler doğum sonrası döneme bırakılır. Emzirme döneminde ise eğer ciddi bir işlem gerekliliği yoksa yine bir süre beklenmesi veya işlem yapılacaksa emzirme ile ilgili doktorun vereceği tavsiyelerin izlenmesi yararlı olacaktır.

Tedavi Edilmezse Varisler Hangi Sorunlara Yol Açabilir?

Varisler sadece kozmetik bir problem olarak düşünülmemelidir. Tedavi edilmediği takdirde ilerleyen aşamalarda bacaklarda ciddi ağırlık hissi, ödem, kaşıntı, cilt lekeleri, egzama ve hatta yara (ülser) oluşumuna kadar gidebilen sorunlar ortaya çıkabilir. Özellikle bilek etrafında cildin incelmesi ve kahverengi renk değişiklikleri tipiktir.

Ayrıca varisli damarda iltihap (tromboflebit) gelişmesi durumunda bacakta kızarıklık, hassasiyet ve ağrı gibi belirtiler gözlenebilir. Bu tablo kimi zaman ileri boyutlarda derin ven trombozu (DVT) gibi daha büyük risklere zemin hazırlayabilir. Dolayısıyla varisin erken dönemde ciddiye alınması ve gerekliyse tedavi edilmesi, ileride oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi için önemli bir adımdır.

EVLA Hangi Hastalar İçin Uygun Bir Seçenektir?

  • Belirgin Varisi Olanlar: Doppler ultrasonla tespit edilmiş, kapakçık yetmezliği belirgin olan hastalar. Özellikle büyük ve orta çaplı damarların tedavisinde EVLA çok tercih edilen bir yöntemdir.
  • Cerrahi Riski Yüksek Olanlar: Şeker hastalığı, kalp-damar hastalığı gibi ek hastalıklar nedeniyle genel anestezi altında uzun süreli cerrahi işlem riski taşıyan hastalar için EVLA daha konforlu olabilir.
  • Gündelik İş ve Sosyal Yaşamına Hızla Dönmek İsteyenler: Uzun süre yatmak veya dinlenmek istemeyen, çalışma hayatı aktif olan kişiler, EVLA sonrası hızla işine dönebilmektedir.
  • Estetik Kaygısı Yüksek Olanlar: Bacaklarda belirgin yara izi veya dikiş istemeyen kişiler için EVLA, küçük bir giriş noktası ile çözüm sunar.

Bunun yanında çok ince yüzeysel kılcal damarlarda EVLA uygun olmayabilir. Bu tür durumlarda skleroterapi veya diğer yöntemler tercih edilebilir. Aynı şekilde derin ven sistemi tıkalı olan veya ciddi damar hastalığı bulunan hastalarda da önce bu durumun değerlendirilmesi gerekir.

Son Söz

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA), varis tedavisinde birçok hasta için konforlu, etkili ve güvenli bir seçenek haline gelmiştir. Gelişen teknoloji ve artan tecrübe sayesinde, bu yöntemle yüksek başarı oranlarına ulaşılmakta ve hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmektedir. Bununla birlikte her hasta kendi özgün damar yapısına ve klinik tablosuna sahiptir. Dolayısıyla en ideal tedavinin belirlenmesi, ayrıntılı bir muayene ve Doppler ultrason incelemesi sonrası mümkündür.

Varisler ihmal edilmemesi gereken bir dolaşım sorunudur. Sadece görsel açıdan değil sağlık yönünden de dikkatli olmayı gerektirir. Özellikle bacaklarda ağrı, yorgunluk hissi, sık sık kramp gibi şikâyetler varsa veya bacaklarda belirgin damarlar görünüyor ve sizi rahatsız ediyorsa, uzman bir fleboloji veya kalp-damar cerrahisi değerlendirmesi yararlı olacaktır. Tedaviden çekinmemek, yeni nesil yöntemlerin gücünden faydalanmak ve yaşam kalitesini arttırmak adına önemli bir adımdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir