Prostat embolizasyonu, iyi huylu prostat büyümesine bağlı şikâyetlerin tedavisinde uygulanan girişimsel bir yöntemdir. Prostat damarlarının tıkanması ile organ küçülür, idrar yapma güçlüğü ve sık idrara çıkma gibi yakınmalar azalır. Cerrahiye gerek kalmadan etkili sonuç sağlar.

İşlem, anjiyografi eşliğinde kasık veya bilekten girilerek gerçekleştirilir. İnce kateterler ile prostatı besleyen damarlar tespit edilir ve bu damarlar mikro taneciklerle kapatılır. Böylece prostat hacmi küçülür ve basıya bağlı idrar problemleri ortadan kalkar.

Prostat embolizasyonu minimal invaziv bir tedavidir. Genel anesteziye gerek duyulmaz, işlem lokal anestezi altında yapılır. Hasta aynı gün içinde taburcu olabilir ve kısa sürede günlük yaşantısına geri döner. Bu özellik, yöntemin tercih edilme nedenidir.

Uzun dönem sonuçlarda, idrar akışında belirgin düzelme ve prostat hacminde küçülme elde edilir. Yöntem, cerrahiye uygun olmayan hastalarda da güvenle uygulanabilir. Girişimsel radyolojinin sağladığı bu teknik, düşük riskle kalıcı rahatlama sunar.

7/24 WhatsApp İçin Tıklayın!

7/24 WhatsApp İçin Tıklayın!

    *Prostat Embolizasyonu hakkında size en iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.

    Prostat Embolizasyonu Nedir?

    Prostat embolizasyonu erkeklerde görülen iyi huylu prostat hiperplazisinin tedavisi için geliştirilmiştir. Bu tedavi prostat büyümesinin neden olduğu idrar sorunlarını azaltmayı hedefler. Minimal invaziv bir işlem olan prostat arter embolizasyonu hasta konforunu ön planda tutar.

    İşlem sırasında lokal anestezi altında girişimsel radyologlar tarafından özel embolik ajanlar kullanılır. Bu ajanlar doğrudan prostatı besleyen arterlere enjekte edilerek prostatın kan akışı kesilir. Böylece prostat boyutu küçülür ve ilgili belirtiler hafifler. Hastalar genellikle işlemden kısa süre sonra normal yaşamlarına dönebilirler. Bu tedavi yöntemi daha az yan etki riski taşır ve genel olarak hastalar tarafından iyi tolere edilir.

    Prostat Embolizasyonu Nasıl Yapılır?

    Prostat arter embolizasyonu süreci dikkatli bir planlama ve hazırlık aşamalarını içerir. İlk olarak uygun hasta seçimi yapılır. BPH belirtileri gösteren ve cerrahi müdahale olmak istemeyen (özellikle cinsel hayatı etkileme ihtimalinden dolayı) veya cerrahi  için risk taşıyan bireyler değerlendirilir. Bu aşamada prostatın boyutu ve damar yapısı görüntüleme teknikleri ile incelenir.

    Hasta Seçimi:

    • Semptomatik BPH hastaları,
    • Prostat boyutu ve damar yapısı değerlendirilmesi.

    Görüntüleme işlemi sonrasında detaylı bir damar haritası çıkarılır. Bu harita embolizasyon sırasında kullanılacak kateterin doğru artere yönlendirilmesini sağlar.

    Görüntüleme ve Planlama:

    • Anjiyografi veya koni ışınlı BT ile prostat arterlerinin haritası çıkarılır.

    Damar erişimi genellikle femoral arter üzerinden sağlanır. Ancak hasta anatomisine göre transradial veya transulnar yaklaşım da tercih edilebilir.

    Erişim ve Navigasyon:

    • Femoral, transradial veya transulnar arter erişimi.

    Kateterizasyon aşamasında bir mikrokateter floroskopik rehberlik altında ilerletilir. Bu süreçte kateter pelvik damar sistemi boyunca prostat arterlerine ulaşana kadar yönlendirilir.

    Embolizasyon aşamasında prostat arterlerine mikro küreler enjekte edilir. Bu küreler kan akışını bloke eder ve prostatta boyut azalması ile belirti hafiflemesi sağlar.

    Embolizasyon:

    • Mikro kürelerin prostat arterlerine enjeksiyonu,
    • İki taraflı embolizasyon ile kapsamlı tedavi.

    İşlem sonrası kateter çıkarılır ve ponksiyon bölgesinde kanama kontrolü sağlanır. Hastalar iyileşme odasında bir süre gözlem altında tutulur. Bu süre zarfında herhangi bir komplikasyon olup olmadığı değerlendirilir ve hasta rahatlığı sağlanır.

    Bu süreçler PAE’nin başarılı bir şekilde uygulanmasını ve hastanın sağlık durumunun iyileşmesini sağlar. Embolizasyon minimal invaziv bir yaklaşım olarak öne çıkar ve hasta konforunu ön planda tutar.

    Prostat Embolizasyonu fiyat ve randevu bilgisi için iletişime geçin

    Prostat Embolizasyonu Avantajları Nelerdir?

    Prostat arter embolizasyonu minimal invaziv özellikleri sayesinde cerrahi alternatiflerden ayrılır. Bu yöntem prostat bezini besleyen damarların embolizasyonu ile işler. Böylece cerrahi kesilere gerek kalmadan prostat boyutunda küçülme sağlanır ve bu da belirtilerin hafifletilmesine yol açar. Ayrıca cerrahi müdahalelerle ilişkili kanama ve enfeksiyon gibi komplikasyon riskleri azalır.

    • Cinsel Fonksiyonların Korunması: PAE cinsel işlevler üzerinde minimal risk gösterir. Bu durum cinsel olarak aktif erkekler için çekici bir tedavi yöntemi haline gelmesine katkı sağlar.
    • Hızlı İyileşme ve Hastanede Kalış Süresinin Azalması: İyileşme süreci kısa sürer ve çoğu hasta prosedürden sonra hemen taburcu olabilir.
    • Etkili Belirti Giderme: Klinik çalışmalar PAE’nin idrar akış hızlarını ve prostat hacmini iyileştirerek yaşam kalitesini artırdığını göstermiştir.
    • Yüksek Riskli Hastalar İçin Uygunluk: Önemli sağlık sorunları olan veya antikoagülan kullanımı nedeniyle risk altında olan hastalar için PAE güvenli bir seçenek sunar.
    • Özelleştirilebilirlik ve Tekrarlanabilirlik: Hastanın anatomisine ve durumuna uygun olarak uyarlanabilir ve gerektiğinde tekrarlanabilir.
    • Düşük Komplikasyon Oranı: Genel komplikasyon oranı düşük olup ciddi yan etkiler nadiren görülür.

    Bu avantajlar PAE’yi prostat büyümesi ile ilişkili belirtileri olan hastalar için değerli bir tedavi seçeneği yapar.

    Prostat Embolizasyonu Sonrası Süreç Nasıldır?

    Prostat embolizasyonundan sonra hasta genellikle aynı gün içinde taburcu edilir. Lokal anestezi ve hafif sedasyon altında yapılan bu işlem sonrasında hasta birkaç saat dinlenme odasında kalır.

    İşlem sonrası dönemde genellikle minimal ağrı yaşanır; ancak ilk birkaç gün boyunca hafif pelvik kramplar düşük dereceli ateş ve halsizlik görülebilir. İyileşme süreci boyunca belirli belirtiler ve kısıtlamalar gözlemlenebilir:

    İdrar Belirtileri:

    • Geçici olarak idrara çıkma sıklığında ve aciliyetinde artış.
    • İdrara çıkma sırasında hafif rahatsızlık.

    Aktivite Kısıtlamaları:

    • İlk birkaç gün yorucu aktivitelerden kaçınma.
    • Ağır kaldırmaktan ve delinme bölgesine zarar verebilecek eylemlerden uzak durma.

    Orta vadeli iyileşme sürecinde prostat boyutundaki azalma ve idrar belirtilerinin iyileşmesi izlenir. Bu süreç genellikle altı aya kadar devam eder ve prostat boyutunda %20-40 oranında bir azalma ile sonuçlanabilir. İyileşme sürecinin takibi için hastanın işlemden bir hafta sonra ve üç ay sonra kontrole çağrılması planlanır.

    Uzun vadeli görünümde çoğu erkek ilk yıl içinde idrar belirtilerinden önemli ölçüde rahatlama yaşar. Cinsel fonksiyonlar üzerindeki etkiler genellikle olumludur ve bazı erkekler işlem sonrası cinsel fonksiyonda iyileşme rapor eder.

    Riskler ve komplikasyonlar nadiren görülse de damara girim yapılan bölgede enfeksiyon ve kanama gibi durumlar ilaçlarla yönetilebilir. Çoğu yan etki hafif seyreder ve genellikle kendiliğinden düzelir. Bu durumlar göz önünde bulundurularak hastaların tedavi sonrası süreçlerini rahat bir şekilde yönetmeleri sağlanır.

    Girişimsel Radyoloji Uzmanı
    Doç. Dr. Ömer Faruk ATEŞ

    Artboard 3

    İletişim Bilgileri

    Telefon
    +90 505 184 81 11

    E-posta
    omfarat@hotmail.com

    Adres
    Sakarya, Özel Adatıp Hastanesi, Serdivan/Sakarya

    Sıkça Sorulan Sorular

    Prostat embolizasyonu genellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen, ameliyat istemeyen iyi huylu prostat büyümesi hastaları için uygun bir tedavi seçeneğidir.

    İşlemden sonraki ilk haftalarda idrar akışında belirgin bir rahatlama hissedilir. Tam iyileşme genellikle 1 ila 3 ay içinde gerçekleşir ve semptomlar kademeli olarak azalır.

    Bu tedavi yöntemi, cerrahi işlemlere kıyasla cinsel fonksiyonlar üzerinde olumsuz etki oluşturmaz. Retrograd ejakülasyon veya sertleşme sorunu riski oldukça düşüktür.

    Girişimsel radyoloji uzmanı tarafından kasık damarından girilerek prostat damarları tespit edilir ve bu damarlara mikropartiküller verilerek kan akışı azaltılır. Böylece prostat küçülmeye başlar.

    Çoğu hasta aynı gün taburcu edilir veya 1 gün gözlem altında tutulur. İşlem sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır ve normal yaşama dönüş kısa sürede mümkündür.

    Cerrahi kesi olmadan uygulanır, genel anestezi gerektirmez ve iyileşme süresi kısadır. Ayrıca idrar kaçırma veya cinsel fonksiyon kaybı riski minimaldir.

    Nadir durumlarda prostat dokusu zamanla tekrar büyüyebilir. Ancak işlem sonrası etkiler genellikle 3 ila 5 yıl arasında kalıcı şekilde devam eder.

    Evet, özellikle cerrahi istemeyen veya cerrahi riski yüksek yaşlı hastalarda çok daha güvenli bir alternatif olarak kabul edilir. Lokal anestezi altında yapılır ve ciddi komplikasyon riski düşüktür.

    İşlem sonrası hafif pelvik ağrı, idrar sıklığında artış veya yanma hissi olabilir. Bu belirtiler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.

    Hastalar genellikle 1., 3. ve 6. aylarda takip edilir. Bu süreçte ultrason veya MR görüntüleme ile prostat hacmi ve semptomlardaki düzelme değerlendirilir.

    Blog Yazılarımız

    Varikosel Nedir? Tanısı Ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Varikosel, erkeklerde testislerden kirli kanı toplayıp kalbe götüren toplardamarların, görevini tam yapamaması sonucu anormal şekilde [...]

    Varis Nedir? Belirti Ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Varis, pek çoğumuzun bacaklarında gördüğü, estetik bir sorun olarak başlayıp zamanla ciddi bir sağlık problemine [...]

    Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir? Bel Fıtığına Ne İyi Gelir?

    Bel fıtığı, bel ve bacak ağrısı denince akla ilk gelen sağlık sorunlarından biridir. Çoğu zaman [...]

    Toplardamar Nedir?

    Toplardamar, oksijenden fakir kanı dokulardan kalbe taşıyan damarlardır. Yapıları elastikiyet açısından atardamarlardan farklıdır ve içerisinde [...]

    Atardamar Nedir, Özellikleri Nelerdir? Atardamar Kanı Nereye Taşır?

    Atardamar, oksijen yönünden zengin kanı kalpten dokulara taşıyan damarlardır. Yüksek basınç altında çalıştıkları için duvar [...]

    Kan Damarlarının Yapısı ve İşlevi

    Kan damarları, dolaşım sisteminin temel yapı taşlarını oluşturarak oksijen, besin ve metabolik atıkların taşınmasını sağlar. [...]

    Ameliyatsız Topuk Dikeni Tedavisi

    Topuk dikeni, topuk kemiği çevresinde gelişen kemiksi çıkıntıdır ve genellikle ayakta ağrıya yol açar. Ameliyatsız [...]

    Hidatik Kist Nedir? Tanısı, Tedavisi Nasıldır?

    Hidatik kist, paraziter enfeksiyon sonucu karaciğer başta olmak üzere çeşitli organlarda gelişen kistik yapılardır. Erken [...]