Bariatrik embolizasyon, obezite tedavisinde kullanılan girişimsel bir yöntemdir. İşlem sırasında mideyi besleyen damarların belirli kısımları tıkanır ve böylece açlık hissini uyaran hormonların salgılanması azalır.
Bu yöntem, cerrahi işlem gerektirmeden kilo kaybı sağlamayı amaçlar. Damar yoluyla yapılan embolizasyon, minimal invaziv özellikte olup kısa iyileşme süresiyle dikkat çeker.
Bariatrik embolizasyon, özellikle obeziteye bağlı ek sağlık sorunları olan hastalarda metabolik kontrol açısından da fayda sağlayabilir. İştahın azalmasıyla birlikte daha dengeli bir kilo kaybı süreci başlatılabilir.
Girişimsel radyoloji teknikleriyle uygulanan bu tedavi, obezite yönetiminde alternatif ve modern bir yaklaşım sunar. Hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen güvenli bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.
Bariatrik Embolizasyon Tedavisi Nasıl Gerçekleştirilir?
İnce tel ve borular ile kasık atardamarına girildikten sonra midenin sol üst kısmındaki karaciğeri, dalağı ve üst mide bağırsak sistemini besleyen atardamara ulaşılır. Buradan sol gastrik artere ulaşılır. Mikrokürecikler kullanılarak tıkama işlemi yapılır.
Bariatrik Embolizasyon Tedavisi İçin Kimler Uygun Adaydır?
Aktif mide ülseri, portal hipertansiyon, siroz, inme, kalp krizi, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda tavsiye edilen bir uygulama değildir. Mide kanaması ve pıhtılaşma sorunu olan kişiler doktor kararına göre bu tedaviyi alabilir. Fakat mide ameliyatıiçin uygun olmayan ve ameliyat olmak istemeyen hastalar için doktor tarafından uygun görülürse bütün hastalara uygulanabilir.
Bariatrik Embolizasyon Tedavisin Avantajları Nelerdir?
- Hastanın obezite tedaviside kilo vermesine yardımcı olurken oluşabilecek risklerin, cerrahi bir mide operasyonuna göre çok daha az olması.
- Cerrahi mide operasyonlarına göre iyileşme süresi daha kısadır ve bu sayede hasta günlük yaşamına daha hızlı döner.
- Açlık hissini azaltır ve açlık krizlerini önler.
- Bir anda kilo verilmesiyle değil yavaş yavaş kilo verilmesiyle hastanın hayat kalitesini arttırır.
Bariatrik Embolizasyon Tedavisinin Riskleri ve Yan Etkileri Nelerdir?
Şimdiye kadar olan işlemlerde olasıbir yan etki görülmemiştir. Hasta aynıgün taburcu olabilmektedir. İşlem sırasında hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre bazınadir riskler ortaya çıkabilir. Nadir görülen riskler şunlardır: Bulantı, işlem yerinde ağrı, apse oluşumu, embolizasyon alanında iskemi, enfeksiyon, değinilen alan dışında tıkama ve kanama, işlem sırasındakullanılan kontrast maddeye karşı herhangi bir reaksiyon.
İşlem Öncesinde Yapılması Gerekenler:
- Hasta işlemden en az 8 saat önce aç olmalıdır.
- Embolizasyon işleminden önce 2 hafta süreyle mideyi koruma amaçl ıproton inhibitörü takviyesi gerçekleştirilir.
- Kan sulandırıcı ilaçlar işlemden 3-4 gün önce
- Mideyi yormamak için işlemden 1 hafta önce yağlı, baharatlı ve acılı yemeklerden uzak durulmalıdır.
İşlem Sonrasında Yapılması Gerekenler:
- Tedavi sonrasında 6 hafta süreyle mideyi korumak için proton inhibitörü kullanılır.
- İşlem sonrasında hasta bir süre gözlem altında En az 4 saat yatakta yatması gerekir.
- Bol sıvı alınması
- İşlemden sonra saatte doktorun önereceği şekilde beslenmeye başlanabilir. Sonrasında ise kişiye özel olarak düzenlenen beslenme planı uygulanır.
- Tam iyileşme 1 hafta sürmektedir.

Doç. Dr. Ömer Faruk Ateş, 1988 yılında Amasya’da doğmuş, 2011 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2016 yılında Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Kliniği’nde uzmanlık eğitimini tamamlayarak radyoloji uzmanı unvanını almıştır. Uzmanlık sonrasında aynı hastanede Girişimsel Radyoloji Kliniği’nde görev yaparak ileri düzey girişimsel işlemlerde deneyim kazanmıştır.
2018 yılında Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevine başlayan Dr. Ateş, akademik çalışmalarını sürdürerek Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde doçent doktor unvanını almıştır. 2024 yılı itibarıyla Sakarya Adatıp Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’nde hastalarına hizmet vermektedir.
